Hangi renk çatıyı kimler tercih ediyor?
İnsanların giyim zevklerinden başlayıp otomobillerine hatta evlerinin iç dekorasyonuna kadar uzanan renk seçimi ve kişilik özellikleri arasındaki bağ, şimdi de evlerin dış görünümlerine yansıdı. Başak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Füruz Karık, uzun süredir üzerinde çalıştıkları ilginç bir araştırmayı anlattı. İnsanların meslekleri ve beğenilerinin artık binalarının dış görünümünde de hissedildiğini söyleyen Karık, dışarıdan bakıldığında bir evde nasıl birinin oturduğunun bile tahmin edilebileceğini ifade edip elde ettikleri sonuçları şöyle sıraladı:
İşadamları ve genellikle triplex luks villalarda oturanların tercihi yeşil çatı. Çünkü bu grubun tercih ettiği evler genellikle orman, koru ya da yeşillendirilmiş alanlar içinde yer alıyor. Yaprak yeşili kiremitler yeşiller içinde villası olanların doğayla uyum için tercih ettikleri ilk renk.
Antik eserlere meraklı, tarihi dokuyu hissetmek isteyenler ise daha çok Asos, Aspenpos, Bergama, Perge gibi eskitilmiş, oksitlenmiş çift renklerdeki antik serileri tercih ediyorlar. Bu grup tarihi değeri olan bina ya da şehirlerde yaşıyorlar. Antik doku bu binalar ile oldukça uyumlu ve binaların değerine değer katıyor.
Futbol fanatikleri ve tuttukları takım için yaşayanların tercihi ise taraftar kiremitleri. Bu grup için ekonomik şartlar çok da önemli değil. Çünkü tek bır sıra ile sadece çatıların kenarı bile kaplatılsa renklerin fark edilmemsi mümkün değil.
Deniz tutkunları, genellikle kotra ve yatları olan kişiler sonsuzluk ve huzur hissini çatılarındaki mavi çatılarda buluyorlar. Akdeniz tarzı dekorasyon tercih edenler, Bodrum ya da Ege mimarisine aşık olanlar da mavi kiremitçilerden.
Beyaz yakalılar, üst düzey yöneticiler ise Bulut grisi, kestane veya krem gibi düz renklerinden hoşlanıyorlar.
Evli çiftler genellikle eşlerine danışıyor ve zaman seçimler evin dekorasyonuna paralel ilerliyor. Yüksek gelir grupları dış görünüşü ne kadar etkileyici olduğunu biliyor ve estetik kaygılar ön plana çıkıyor. Bu grup dekorasyonun artık sadece evin içinde yapılmadığının evin dışının da öncelikle dekore edilmesi gereken ihtiyaçlardan olduğunun farkında. Ne de olsa gelen konuklar ilk önce evi dışını görüyor, kış bahçeleri ile evlerin bahçesinde daha çok vakit geçiriliyor.
Bu gidişle yakında silahların bolca kullanıldığı dizilerde siyah kiremitle kaplanmış evler ya da romantik aşk dizilerinde pembe çatılar da görmek de mümkün olacak gibi... Zira isteğe göre her renk üretilebiliyor.
Haberin tüm detayına aşağıdaki linkleri tıklayarak ulaşabilirsiniz
http://www.milliyetemlak.com
http://www.zaman.com.tr/
http://www.gazeteboyut.com
http://emlak.ensonhaber.com
http://www.emlaksohbetleri.com
4. Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu sponsoru Başak Çatı Cephe Sistemleri.
Kentin "gizli kalmış kimliğini" yaşatmak adına ilki 15 Ağustos - 5 Eylül tarihlerinde, 2. si 2002 yılında 17-30 Haziran tarihlerinde ve 3. sü 2003 yılında 16-31 Haziran tarihlerinde gerçekleşen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu bu yıl 14-27 Haziran 2010 tarihlerinde gerçekleşti.
Tuğla ve kiremit işletmelerinin, Tepebaşı Belediyesi ‘nin bulunduğu ilçe içinde faaliyet gösteriyor olmaları, tuğla ve kiremidin tarihsel süreç içinde geçmişten bugüne insan yaşamındaki önemini de göz önünde bulundurarak, bir bakıma kentin “gizli kalmış kimliğini” yaşatmak adına ilki 15 Ağustos – 5 Eylül tarihlerinde, 2. si 2002 yılında 17-30 Haziran tarihlerinde ve 3. sü 2003 yılında 16-31 Haziran tarihlerinde gerçekleşen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu bu yıl 14-27 Haziran 2010 tarihlerinde gerçekleşti.
Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ile geleneksel pişmiş toprak üretiminin ve sanayisinin gelişimine katkı vermek; pişmiş toprağın sanatsal yönden değerlendirilmesi ile sanata farklı boyut getirmek ve kent kimliği ile özdeşleştirmek; tarihi, coğrafyası ve kültürel mirası ile farklı bir yeri olan üzerinde yaşadığımız bu toprakların gerek ülkemiz, gerekse dünya kamuoyunda evrensel amaçlar taşıyan bir kültür düzenlemesi içerisinde sunmak amaçlanmaktadır.
Sempozyum etkinliklerinin gerçekleştirildiği ve bugün üretimden çekilmiş durumdaki eski Kurt kiremit fabrikası, kentin “ Sanayi Tarihi” olarak koruma altında tutulmaktadır. Fabrikanın tonozlu binası içindeki fırınlarda açılan sergileri ve konserleri, toprak kaplarda yemek ve tatlı yarışmaları, on binlerce kişi tarafından ziyaret edildi..
Tepebaşı Belediyesi koordinatörlüğünde, T.C. Kültür Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Anadolu ve Osmangazi Üniversiteleri ve Başak Çatı & Cephe Sistemleri’nin ortaklığı ve sponsorluğunda gerçekleştirilen sempozyuma, uluslararası ve ulusal 10 usta sanatçı katılırken, uzun yıllardır Pişmiş Toprağı bir el sanatı olarak yaşatan üreticiler topraktan yaptıkları çeşitli ürünleri sergileyip satma fırsatı buldular.
4.Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun, 14.06.2010 da gerçekleştirilen açılış gecesinde konuşma yapan BAŞAK Konut Genel Müdürü Sn. Melih GÖRK; “Kentimizdeki tüm bu gelişmelerin yanı sıra, tarihine ve kültür mirasına sahip çıkmanın ve bunu gelecek nesillere aktarmanın öneminin bilincinde olan Sn. Başkanımız Ahmet Ataç’ın ilk başkanlık döneminde başlattığı ve 3 yıl üst üste başarı ile gerçekleştirip Eskişehir’imize önemli eserler kazandırdığı Pişmiş Toprak Sempozyumu, ne yazık ki 2004-2009 yılları arasında göreve gelenlerin farklı belediyecilik anlayışları neticesi sekteye uğramıştı. Ama bugün yine Sevgili Başkanımızın görevi devir almasıyla kaldığımız yerden gecikmeyle de olsa devam ediyoruz.
Pişmiş toprağı ile ünlü şehrimiz bunu gelecek nesillere, artık gelenekselleşen bu bilimsel ve sanatsal etkinlikle aktaracaktır. Bizler de BAŞAK Grubu olarak sektörün bir parçası ve bu kente sahip çıkma görevimizin bilinci içinde Pişmiş Toprak Sempozyumu’na katkı vermekten mutluluk ve gurur duyuyoruz.” Dedi.
Başak Çatı & Cephe Sistemleri olarak ortaklık ve sponsorluğun yanı sıra, sempozyum alanında stand açarak, kiremit, tuğla ve tamamlayıcı ürünlerin en güzel örneklerini de sergilediğimiz etkinlikte her yaştan, her sektörden insanların standımıza olan yoğun ilgisini görmenin mutluluğunu ve kentimizin “gizli kalmış kimliğinin” yaşatılmasında olan payımızın da gururunu yaşamaktayız.
Başak Çatı Cephe Sistemleri sponsorluğunda 22. Uluslararası Yapı Yaşam Kongresi
BAŞAK Çatı & Cephe Sistemleri olarak sektöre ivme kazandıracak, yenilikçi, bilimsel ve girişimci projelere destek vermeye hızla devam ediyoruz.
Her alandaki değişime rağmen insanın ve doğanın değişmeyen nitelikleri ve mimarinin amaçları bir arada ele alınarak bu sorulara cevap aramak amacı ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi, 22.Uluslararası Yapı & Yaşam Kongresi’nin konusunu “Mimarlık ve Değişim” olarak belirlemiştir.100 e yakın bildirinin sunulduğu ve 8 oturumun gerçekleştiği kongrenin özel konuğu, Uluslararası Mimarlar Birliği Genel Sekreteri Jordi Farronda’ydı.
26-27 Mart 2010 tarihinde BAŞAK Çatı & Cephe Sistemleri sponsorluğunda Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde, Ekoloji ve Mimarlık, Toplum ve Mimarlık, Mimarlık Eğitimi, Mimarlık Pratiği ana başlıklarında gerçekleştirilen kongreye yerli yabancı pek çok mimar katılırken, kongrede değişim karşısında mimarlığın hem çağa uyması hem de kendi içinde tutarlı olabilmesi konuları tartışıldı.
Başak Grup olarak, sektörün öncü kuruluşlarından olmanın ve sektörel pek çok projeye destek olmanın gururunu yaşarken, bu tip etkinliklere desteğimizin daima süreceğini söylemek isteriz.
Vakit varken çatınıza bakım yaptırın...
Çatı bakımının Eylül ayından önce yapılması zorunluluğu havaların değişkenlik göstermesiyle birlikte ortadan kalkmış görünüyor. Özellikle bu yaz çatısına kış bakımı yaptırma fırsatı bulamayanlar geç kalmış sayılmazlar. Ertelemenin getireceği zarar göz önüne alınırsa Ekim ayını kaçırmamakta fayda var.
Başak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Füruz Karık, bünyelerindeki Başak Çatı ve Cephe Sistemleri’ne bakım ve onarım için gelen kiremit siparişlerinin Çatı sektöründe Ekim ayında yoğun bir tadilat dönemi yaşanacağını gösterdiğini ifade etti. Karık; “Havaların küresel ısınmanın etkisiyle mevsim normallerinin üstünde geçmesi Ekim ayının günlük güneşlik geçeceğinin göstergesi olarak görüldü. Aşırı sıcaklıkların yaşandığı yaz boyunca hakim olan bu düşünce nedeniyle pek çok kişi çatı bakımını sürekli erteledi. Son dakika harekete geçme bizim ülkemizde her alanda çok yaygın bir alışkanlıktır. Sanırım bu alışkanlıktan olsa gerek ki, Ekim ayı için kiremit siparişleri artış gösterdi. Şimdilerde yeni inşaatlardan daha çok akan çatı, kırılan kiremitler için bakım ve onarım gerçekleştirmek üzere talepler geliyor. Kış yaklaştıkça çatı sorunları da önem kazanmaya başladı. Kasıma doğru yağmurlar bastırmadan, çatıyı açıp toparlamak için herkes aynı anda harekete geçmiş gibi. Kasım ayından sonra da Ege ve Güney illerimizde turistlerin ülkelerine dönmesiyle turistik mekanlarda tadilatlar ve yeni inşaatlar başlayacak .
Ancak bu ay çatı bakımı ve onarımını kaçıranların en az 6-7 ay beklemesi gerekiyor. Çatı bakımını ertelemek, yalnızca evinize gözle görünür zarar vermekle kalmaz sağlıksız bir ortamda yaşamanıza da yol açar. Çatısı akanlar herşeyden önce rutubetli bir ortamda yaşayacaklar. Böylesi sağlıksız yaşam koşullarını solumak yerine henüz vakit varken onarım ve bakım işlerinin yapılmasında fayda var. Bunları yaparken de çatının yalıtım değerlerini azaltacak, birtakım etkenler engellenmeli veya mevcutsa çözüm yolu aranmalıdır. Az eğimli çatılarda, baca dibi ve ışıklığın çatıyla birleşim yerleri gözden geçirilmeli varsa kir ve istenmeyen bitkisel oluşumlar çatınızdan uzaklaştırılmalıdır. Çatının herhangi bir yerinde sızmalar tespit edilirse, bu sızmaların engellenmesi gereklidir çünkü sızmalar çatıda rutubete neden olur.
Unutmayın ki akan bir çatının bakımını ne kadar bekletirseniz, meydana gelecek risklerin de o derece artmasına sebep olursunuz. Bazen çatıdaki tek bir kiremitin yarattığı su sızıntısı ciddi bir problem olabilir, eğer çatı bu durumuyla uzun zaman ihmal edilmişse, çatıyı tamamen yenilemek daha akıllıca bir çözüm olacaktır çünkü büyük olasılıkla çatı konstruksiyonunu oluşturan ahşaplar da nemden etkilenmiştir. Ve en kötüsü iyi yalıtılmamış veya hasarlı çatının sızdırdığı su zamanla duvarda bile rutubete neden olur. Hasarlı tek kiremit için bile önlem almak kışın başınızın ağrımamasını sağlayacaktır.
Haberin tüm detayına aşağıdaki linkleri tıklayarak ulaşabilirsiniz
http://www.milliyetemlak.com
http://www.emlaktasondakika.com
http://www.gazeteboyut.com
http://emlak.ensonhaber.com
http://emlak.kanald.com.tr
Çikolata gibi çatılar...
Yapılarda iç görünüş kadar dış cephelerde farklılık yaratmak da artık önemli bir özellik haline geldi. Özellikle villa tipi yapılar arttıkça, “görünür” hale gelen çatılar, estetik, statü ve binanın kalitesinin belirleyiciliğinde ön plana çıktı.
İstenilen renklerde kiremit üreten Başak Çatı ve Cephe Sistemleri, şimdi de “çikolata çatılar” ile dikkat çekiyor. Bitter, sütlü ve beyaz çikolata renklerinde geliştirilen kiremitler zevke göre bir arada da kullanılıyor. Masallardaki çikolata evleri andıran çikolata çatılar öyle gerçek duruyor ki görenlerin iştahını kabartıyor. Çikolata renklerinden oluşan renkli kiremitler çatılarda özgünlük ve farklılık arayanlar tarafından tercih diliyor.
Doğal renklerden yola çıkılarak istenilen her rengi geliştiren Başak Çatı ve Cephe Sistemleri, ürüne teknik, estetik ve hijyenik özellik veren bir tabakanın kiremitlerin yüzeylerine uygulanmasıyla renkli, örtücü ve doğal görünümde olmasını sağlıyor. Bu sayede de çatılar istenildiği gibi renkleniyor.
Milliyet Emlak
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
http://emlak.sabah.com.tr/guncel/catilarda_cikolata_kiremit_esintisi.html
Yeşil Beyazlı Çatılar Bursa'da Yoğun İlgi Görüyor
Bursa'da, çatı ve cephe sistemleri üreten bir firma tarafından üretilen yeşil beyazlı çatı kaplamaları Bursasporlu taraftarların yoğun ilgisini görüyor. Bursaspor'un şampiyon olmasının ardından yeşil beyazlı taraftarlar, takımlarının renklerini taşıyan kiremitlerle çatısını kaplatıyor. Başak Çatı ve Cephe Sistemleri Genel Müdürü Erkan Pekdemir, geçtiğimiz yıl üretimine başladıkları renkli kiremit konseptindeki taraftar kiremit serisinin, Bursaspor'un şampiyonluğu ile Bursalı taraftarlardan büyük ilgi görmeye başladığını söyledi. Pekdemir, "Futbol takımlarının renklerini taşıyan kiremitleri geçtiğimiz yıl piyasaya sunduk. Beklediğimiz ilgiyi ve satışı hemen hemen yakalamıştık ancak Bursaspor'un şampiyonluğu taleplerde şaşırtıcı bir artışa sebep oldu. Yeşil-beyaz renklere olan ilgi oldukça yoğun" dedi. Takımlarının zaferini daimi kılmak isteyen Bursasporlu taraftarlar, evlerinin yanı sıra ofislerini, dükkanlarını ve garajlarını yeşil beyaz renklere kaplattığını kaydeden Pekdemir, "Kentte bu uygulamayı tercih edenler sayesinde mekanlar stadyum havasına bürünüyor. Bugüne kadar en çok, 3 büyük olarak bilinen Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımlarının renklerinde taraftar kiremit kaplamalarını satışa sunduk. Yeşil beyazlı taraftar kiremit siparişinin antik serisi son aylarda yoğun talep görüyor. Bu seriye olan talep Ege ve Akdeniz bölgesindeki lüks villaları bile geçti" şeklinde konuştu.
Hürriyet
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Dubai’de 4 milyon doları gitti, taraftar kiremiti krizde yüzünü güldürdü.
BAŞAK Grubu bünyesindeki Başak Çatı ve Cephe Sistemleri, futbol takımlarının renklerini taşıyan kiremitlerle ekonomik krizi geçiştirdi. 41’inci yılına Beyaz Rusya’nın başkenti Minsk’de giren Başak Çatı ve Cephe Sistemleri’nin Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Karık, 2009’da 60 milyon lirayı yakaladıklarını belirtti. Karık, “Bu ciroda Milli Takım’ın yanı sıra Galatasaray ve Fenerbahçe gibi kulüplerimizin renklerini çatıya taşımamızın da katkısı gözardı edilemez. Taraftar kiremitleri ile renklenen çatılar sıkıntılı günlerde yüzümüzü güldürdü” dedi. Dubai kaybı 4 milyon dolar Dubai’de bir kaç yıl öncesine kadar Şeyh el Maktum’un da ortağı olduğu Palm City projelerine Türk kiremitleri satan Başak Grubu, bölgede geçen yılın son çeyreğinde çıkan borç krizine takıldı. Dünya haritası şeklinde, Arap Körfezi’nin zenginlerinin ve ünlülerin yaşayacağı bir seri cennet adası olarak Dubai’de inşa edilen The World (Dünya) projesi kriz nedeniyle geçen yıl sonlarında durduruldu. Bu proje kapsamında bir bölümü Başak Grubu’nca üstlenilen Türk kiremit siparişleri de iptal edildi. Başak Grubu’nun Dubai’deki toplam kaybının yaklaşık 3-4 milyon dolar olduğu belirtildi. Suriye ve Ürdün’e girdi Dubai’de son çeyrekte uğradıkları zararı, alternatif pazarlarla kapattıklarını belirten Firuz Karık, şunları söyledi: “Dubai’de 5 projeye yönelik siparişlerimiz iptal edildi. Ancak alternatif pazarları araştıran satış ekibimiz, aynı dönemde Suriye ve Ürdün pazarına yöneldi. Bu dönemde özellikle Suriye’de yeni bir bayilik merkezi oluşturup, iyi bir pazar yakaladık. Suriye’ye yaklaşık 400 bin kiremit ve ayrıca yapı malzemeleri gönderdik. Afrika pazarında da varız.” Krizde reklama düşük bütçeyle de olsa pay ayırdıklarını söyleyen Karık, “2008 cirosu yaklaşık 58 milyon liraydı. Krizin derinleştiği 2009’da satışlarda çok büyük gerileme olmadı. Önceki yılın biraz üzerinde çıktık ve 60 milyon lirayı yakaladık” dedi.
Hürriyet
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Şirketin 41. yılı yaklaşık 130 bayinin katılımıyla Belarus' un başkenti Minsk' te kutlandı.
Başak Çatı ve Cephe Sistemleri şirketinin 41. yılı, 18-22 Şubat 2010 tarihleri arasında yaklaşık 130 bayinin katılımıyla Belarus’un başkenti Minsk’de kutlandı. Minsk’te bulunan Crowne Plaza Otel’de gerçekleştirilen kutlama yemeğine, şirket tarafından Türkiye’nin bir çok bölgesinden 5 günlüğüne Minks’e götürülen 130 bayi temsilcisinin yanı sıra, Türkiye Minsk Büyükelçiliği Ticari Ateşesi Müzeyyen Civan, Avrupa Birliği Minsk temsilcisi Eros Belfiore, Bulgaristan Minsk Konsolosu Galina Bachvarova ve Avupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonu’ndan Maxim Markov da katıldı.
Yemekte bayilere, şirketin 41 yıllık tarihi ve yapısıyla ilgili barkovizyon sunumu yapılmasının ardından söz alan Başak Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Füruz Karık, geçmiş yıllardaki krizin, ticari etkisine değindi. Karık, şirketin 2010 yılındaki iş planlaması ve vizyonundan bahsettiği konuşmasında, ‘’Bu şirket benimle doğdu, ama benimle yaşlanmayacak. Sizler var oldukça, ikinci üçüncü kuşaklarla beraber yürüyecek. Bunu hep birlikte başaracağız. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız’’ dedi.
Şirket Genel Müdürü Erkan Pekdemir ise, şirketin hedefleriyle ilgili yaptığı konuşmasında, bayilerle yıl da bir de olsa bir araya gelmenin, motivasyon arttırıcı etkisinden bahsetti. “Başarı” kıstasının bir arada bulunmak ve aile olgusunun benimsetilmesiyle ilgili olduğunu anlatan Pekdemir, şirket olarak sadece kiremit satmadıklarını, aynı zamanda sistem ortağı ve çözümcüsü olduklarını da dile getirdi.
Konuklar arasında bulunan Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Dr. Ahmet Ataç ise, “41 kere maşallah” diyerek başladığı konuşmasında, Eskişehir’de kurulu fabrikanın Eskişehir’e olan katkısı nedeniyle şirket yöneticisi Karık ve Pekdemir ile bütün bayilere teşekkür etti. Konuşmaların ardından Karık ve Pekdemir, yıllık satış grafiğinde başarılı olmuş 35 bayi temsilcisi ile 6 şirket çalışanına başarı plaketi sundu.
İLHAN ŞEŞEN, YENİ ALBÜMÜNDEN BİR ŞARKIYI İLK KEZ SESLENDİRDİ
Minsk’deki bir müzik grubu konseri ile dansçı kızların gösterisinin ardından sahneye çıkan sanatçı İlhan Şeşen, konuklara sevilen şarkılarını söylerken, yeni çıkaracağı albümden bir şarkısını da paylaştı. Söylediği şarkının beğenilip beğenilmeyeceğini merak ettiğini söyleyen Şeşen’in, şarkının çok alkışlanması üzerine, “Bu şarkıyı albüme koymayacağım” diyerek espri yapması, gülüşmelere neden oldu. Şeşen, geziye katıldığı için çok memnun olduğunu belirterek, binaların dış cephe ve çatı sistemlerin artık daha dikkatli bakacağını da sözlerine ekledi.
Konuklar, Eskişehir’li sanatçı Mithat Körler’in şarkı ve türküleriyle de sahneye çıkarak göbek attı. Körler, hoş esprileri ve muhteşem sahne performansıyla konukları mest etti. Gecede yeni şarkılarına da yer veren Körler, “Böyle büyük bir ailenin bir ferdi olarak burada bulunmaktan çok mutluyum” dedi.
YÖNETİM KURULU BAŞKANI FÜRUZ KARIK
Yemekte gazetecilerle konuşan Başak Çatı ve Cephe Sistemleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Füruz Karık, 1949 yılında dedesinin kurduğu Güneş Kiremit fabrikasıyla başlayan kiremit üretimi işlerinin 3 nesildir devam ettiğini ve fabrikalarını kapatan diğer firmaların aksine Eskişehir’de toprağının uygunluğu nedeniyle kendilerinin bu işi bırakmadıklarını söyledi.
Karık, kendileri için önemli olan satış ekibine çok önem verdiklerini, bu yüzden daha fazla bölge açtıklarını, çok sayıda distribütör yarattıklarını ve marklaşma yönünde emin adımlar attıklarını kaydetti.
2009 yılında, tüm dünyada baş gösteren krizden önce reklam bütçelerinin oldukça yüksek olduğunu ve krizle birlikte bu bütçenin biraz düştüğünü söyleyen Karık, Türkiye’de alt yapıya harcanan paraların üst yapıya harcanmadığını, oysa Avrupa’da çatı yapımına da çok dikkat edildiğini hatırlattı.
Türkiye’de 90 milyon metrekarelik bir çatı sistemi pazarı bulunduğunu ve bunun 45 milyon metrekaresinin kiremitten oluştuğunu söyleyen Karık, bu pazarda yüzde 10’luk bir pazara sahip olduklarını ifade etti. Kiremit satmaktan ziyade “sistem” satmak gerektiğini belirten Karık, gelecekte çatılarda güneş enerji sistemi işine gireceklerini, “Gelmek istediğimiz nokta, çatıyı tam sistem olarak insanlara kazandırmak. Bizim bundan sonraki hedefimiz bu yan ürünlerle birlikte ve gerçek sistemi kurarak cirolarımızı, karlılığımızı arttırmak” dedi.
Türkiye genelinde 400 civarında bayileri olduğunu belirten Karık, 41 yıllık şirket olmanın verdiği eleksiyonla bayi yapılarının çok iyi olduğunu ve bayilerinin adımlarını hep sağlam atan bayiler olmasına dikkat ettiklerini anlattı. Kiremitte şirket olarak 30 yıl garanti verdiklerini aktaran Karık, 30 yıl üstü verilen “ömür boyu” gibi garantilerin ise abartı olduğuna dikkat çekti. Şirketin 41. yılında Türkiye’de çatıları daha fazla renklendirmek istediklerini de söyleyen Karık, her sipariş edenin kendi isteğine göre renk siparişi verebileceğini sözlerine ekledi.
BAYİLERİNİ HER YIL YURT DIŞINA GÖTÜREN ŞİRKET
ürkiye’de tatil yörelerinde başlanan bayi toplantıları uygulamasını, son 7 yıldır yurt dışına taşıyan Başak Grup, her yıl 130-150 kişilik bayi temsilcilerini sırasıyla Macaristan’ın Budapeşte, Küba’nın Havana, Rusya’nın St.Petersburg, Tayland’ın Bangkok, Rusya’nın Moskova ve Tayland’ın Pattaya şehirlerine götürerek burada geziler düzenledi. Şirket son olarak, 2010 yılı için Belarus’un başkenti Minsk’te 41. yılını bayileriyle kutladı. -MİNSK’TE ŞEHİR TURU- Minsk kentinde 5 gün kalan ve bu süre zarfında şehrin tarihi, turistik bölgelerinden Bağımsızlık meydanı, Zafer meydanı, kutsal üçlü katedrali ve Kızıl kilise ile 2.Dünya Savaş müzesini gezen konuklara, 5 tercüman rehberlik etti. Konuklar, soğuk ve yağışlı havası olduğu gözlenen Minsk’ten, 22 Şubat Pazartesi akşamı Türk Hava Yolları’na ait bir uçakla tekrar Türkiye’ye döndü.
Çatılarda erken teşhis hem evinizi hem cebinizi korur
Sağlıklı bir ömür sürebilmek için yalnızca doğru beslenme ve spor yapmak artık yeterli olmuyor. Çevresel şartlar neredeyse sağlıklı yaşama pek çok durumdan daha fazla etki eder oldu. Özellikle de yaşanılan ortamlar insan ömrüne direkt etki eder halde. İşte bu çerçevede altı çizilmesi gereken uyarılar çevreci yaklaşımla üretim yapan Başak Grubu bünyesindeki Başak Çatı ve Cephe sistemleri Genel Müdürü Erkan Pekdemir'den geldi. Kaynakların verimli kullanımı ve doğaya karşı sorumlu davranılması, çevresel sürdürülebilirliğin gereksinmelerini oluşturduğu görüşünü benimsediklerini belirten Pekdemir, sağlıklı yaşam için konutlarımızda kullanılan malzemelerin büyük önem taşıdığı görüşünde. Bu yönüyle üretim yaparak, sağlıklı yaşamın kurallarını değiştirdiklerini ifade eden Pekdemir, "Sağlıklı yaşam, sadece sağlıklı beslenmek, spor yapmak ya da yılda bir check - up kontrollerinden geçmekten ibaret değildir. Sağlıklı yaşam sizin, eşinizin, çocuklarınızın ya da diğer aile bireylerinizin en çok vakit harcadığı yer olan konutlarınızda başlıyor" dedi.
...
Nalbur Teknik
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Çatılarda erken teşhis hem evinizi hem cebinizi korur
Başak Grubu bünyesindeki Başak Çatı ve Cephe Sistemleri Genel Müdürü Erkan Pekdemir, Türkiye’deki büyüklüğü 1.5 milyar dolar olan çatı sektörünün, yüzde 5’ini onarım ve bakımın oluşturduğunu söylüyor. Pekdemir; “Türkiye’nin büyük bir bölümünde çatı onarımı, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yapılıyor. Özellikle Eylül’e doğru başlayan yağmurlar, kış öncesi çatı sorunlarını önceden haber veriyor. Ancak Temmuz, Ağustos gibi güneşli aylar yerine Eylül’den sonra tadilat düşünüldüğünde yağışlar işi çok zorlaştırıyor. Çatıyı açıp toparlamak hava şartları sebebiyle çoğunlukla mümkün olamadığından geçici çözümler üretiliyor. Bu da pek sağlıklı olmuyor” diyor.
Pekdemir, idare eder diyerek bakımı ertelenen çatıların çok daha büyük masrafa yol açtığını ifade etti;
Çatı bir sistem olarak ele alınmalı ve bakımı da buna göre yapılmalıdır. Bir evin çatısı yalıtım işlevini yerine getiremeyecek hale geldiyse; çatı örtüsünde bazı hatalar mevcutsa yapıyı oluşturan diğer yapı elemanlarında da ciddi fonksiyonel bozukluklara neden olabilir. Özellikle mevsimsel değişiklikler sebebiyle güneş, yağmur, kar ve fırtınaların çok daha şiddetlendiği düşünülürse bir kiremitin bozuk olmasının bile başınıza açacağı işin ciddiyeti daha iyi anlaşılabilir...
Milliyet Emlak
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Belediyelerin yüzde 86’sında arıtma tesisi yok
Deniztemiz Derneği (TURMEPA) Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Yaramancı, Türkiye'de 3 bin 225 belediyenin yüzde 86'sında arıtma tesisi olmadığını ifade ederek, "804 belediyenin kanalizasyon şebekesi bulunmuyor, 96 belediye de hiç çöp toplamıyor" dedi.
Türkiye'de deniz kirliliğiyle ilgili 3 nedenin bulunduğuna dikkati çeken Yaramancı, "Denizleri öncelikle denizciler, sintine atıkları, çöpler, deniz kazaları kirletiyor. İkinci kirlilik nedeni karadan kaynaklanan kirlilik. Denizlerimizin, karadaki yerleşim merkezlerinin atık su çukuru gibi görülmesi, denizleri ciddi şekilde kirletiyor. Üçüncü kirlilik nedeni de Türkiye’nin coğrafi durumu" dedi.
Milliyet
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Sağlık sadece Checp-Up' la korunmaz!
Dünyanın en çevreci ürünü kil tuğla % 100 geri dönüşüm imkanı sağlıyor. Sağlıklı bir ömür sürebilmek için yalnızca doğru beslenme ve spor yapmak artık yeterli olmuyor. Çevresel şartlar neredeyse sağlıklı yaşama pek çok durumdan daha fazla etki eder oldu. Özellikle de yaşanılan ortamlar insan ömrüne direkt etki eder halde. İşte bu çerçevede altı çizilmesi gereken uyarılar çevreci yaklaşımla üretim yapan Başak Grubu bünyesindeki Başak Çatı ve Cephe sistemleri Genel Müdürü Erkan Pekdemir’den geldi.
Kaynakların verimli kullanımı ve doğaya karşı sorumlu davranılması, çevresel sürdürülebilirliğin gereksinmelerini oluşturduğu görüşünü benimsediklerini belirten Pekdemir, sağlıklı yaşam için konutlarımızda kullanılan malzemelerin büyük önem taşıdığı görüşünde. Bu yönüyle üretim yaparak, sağlıklı yaşamın kurallarını değiştirdiklerini ifade eden Pekdemir, “Sağlıklı yaşam, sadece sağlıklı beslenmek, spor yapmak ya da yılda bir check – up kontrollerinden geçmekten ibaret değildir. Sağlıklı yaşam sizin, eşinizin, çocuklarınızın ya da diğer aile bireylerinizin en çok vakit harcadığı yer olan konutlarınızda başlıyor” diyor.
NEFES ALAN KONUTLARDA YAŞAMAK ŞART
Nefes alan konutların önemine dikkat çeken Pekdemir, içinde yaşayanlarda sağlık sorunları oluşturmayacak binalar için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlatıyor;
Bilinen tüm sağlıklı yaşam koşullarını ne kadar yerine getirirseniz getirin yaşadığınız yer hijyenik değilse, nefes almıyorsa yani bakteri üretimine açıksa ne kadar sağlıklı kalabilirsiniz ki! Türkiye’de çatı ve cephe kültürümüz çok gelişmiş değil. Ancak tavan akarsa biz usta getirip aktarma, ilave yaptırıp mevsimi geçiriyoruz. Kullanılan malzemenin ekonomik olması dışında pek de bizi ilgilendirmiyor. Oysa Avrupa ve Amerika’da sağlığın birinci şartı bolca vakit geçirdikleri yaşam alanları üzerine kurulu. Orada nefes alan konutlarda yaşamak sağlıklı yaşamın birinci şartı. Bunları anlatabilirsek önümüzdeki on yılda Türkiye’de de böyle olabileceğini düşünüyoruz...
Doruk Gazetesi
Haberin tüm detayına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Başak Çatı & Cephe Sistemleri, 2009 Bayi Toplantısını Bangkok-Pattaya’da gerçekleştirdi.
08-18 Nisan 2009 tarihlerinde dünyanın en gizemli ve görülmesi gereken şehirlerinden olan Bangkok’da yapılan bayi toplantısında Başak Çatı & Cephe Sistemleri’nin Bayileri ve Başak Satış Grubu bir araya gelerek mükemmel bir organizasyonda buluştular. 110 kişilik bir katılımla gerçekleşen Bayi Toplantısı’nda Bangkok ve Pattaya’nın doğal yeşil dokusu ve güzellikleri adına gezilecek tüm yerleri kapsayan geniş kapsamlı bir tur düzenlendi. Katılan bayilerimizin her konuda memnuniyetini düşünerek, Türk damak tadına göre hazırlanan yemeklerin bulunduğu lüks restoranlarda yemek organizasyonları yapıldı. Son gece yapılan Gala Gecesine kadar, tüm Başak Ailesi geniş bir tur organizasyonu ile hoş vakit geçirdi. Organizasyonda; Bangkok çiçek pazarı, Çin mahallesi, Tarih Müzesi, Hayvanat Bahçesi, Yatan Buda Heykeli ve Tapınağı, Ünlü Kraliyet Sarayı turları yapıldı. Pattaya’da ise Nong Noch Tropikal Bahçeleri, Timsah Çiftliği, Thailand Halk Dansları gösteri merkezi ve Koh Larn Mercan Adası uğranılan yerlerdendi. Gala gecesinde bazı bayiler 2008 yılındaki çalışmalarından dolayı plaketle onurlandırıldı. Başak Bölge Satış Sorumluları ve Proje Sorumluları 2008 yılında yaptıkları başarılı çalışmalarından dolayı ödüllendirildi. Gecede bir konuşma yapan Başak Çatı & Cephe Sistemleri Genel Müdürü Yardımcısı Sn.Erkan Pekdemir, geçmiş yıllar üzerine bir değerlendirme yaparak, değerli Başak Bayileri ile birlikte bir Aile olmanın gururunu yaşadığını söyledi. Yeni başlayan inşaat sezonuna ve yeni çıkan ürünlerimize dair bazı bilgileri aktararak, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntının etkilerinden bahsetti ve sezonun herkese hayırlı olmasını diledi. Bangkok ve Pattaya’nın tadına varan Başak Ailesi, keyifli bir seyahat sonrası 18 Nisan’da İstanbul’a döndü.



